Bilişsel Ortaklık: Chat GPT
Hamdi hoca, Chat GPT kullanmakla ilgili yazı yazmış¹; eleştirel bir yazı. Ben de kullanıyorum. Kullanıyorum çünkü uzun uzun düşünmeyi çok seviyorum. Bir fikrin üstüne enine boyuna düşünmeyi seviyorum. Ama yazarken bu kadar sabırlı ve becerikli değilim; Chat GPT’de sesli yazıyorum. Sonra ondan, duygusuna dokunmadan, imla düzeltmesini yapıp metni benimle paylaşmasını istiyorum.
Zaten bilirsiniz, Chat GPT’nin yazdığı yazıların bir ritmi olmuyor, bir duygusu olmuyor. Mesela Kevser’e, yani yazılarına bayılıyorum. Kevser’in yazdığı yazılardan bir tekini Chat GPT yazamaz; çünkü ritmi yok, duygusu yok. Yani şiir yazdırmaya kalkarsanız, Chat GPT asla yazamaz. Tam karşılığını bilmiyorum, bana verdiği hizmetin; editör olarak kullanıyorum sanırım.
Düşünürken imlâya ihtiyacım olmuyor. Bu yazıyı da konuşarak yazıyorum; kesintisiz ve soluksuz. Bazen dakikalarca konuşuyorum; çok uzun metinler çıkıyor. Sonra bunları kırpa kırpa uygun bir ölçüye getirip, getirdiğimi düşünerek, işte onu sizinle paylaşıyorum.
Hamdi hocanın yazılarının bir benzerini GPT’nin yazabileceğine de ihtimal vermiyorum. Bence hepimizin bir ritmi var, hepimizin bir melodisi var; kendine ait parmak izi gibi. Bu melodiyi ben duyabiliyorum; yazılarda da duyduğumu düşünüyorum. Hatta tecrübe etmişsinizdir, zihninizde görüntüye dönüşürdür bazı yazılar.
Birçoğunuzun yazısı… kötü örnek de verebilirim. Sohbetini dinlediğim, konuşurken soluksuz dinlediğim arkadaşlardan bazıları… Arkadaş demek doğru değil gerçi, onlar benden kariyer olarak çok daha ilerideler; akademik çalışmaları var falan. Ama yazılarını sevmiyorum; konuşurken duyduğum o ritmi, o melodiyi yazılarda göremiyorum.
Duygu bozuluyor. Chat GPT’den yardım isterken hep şunu rica ediyorum: “Bana ait olmayan bir tek kelime koyma; benim duygum, benim ritmim olsun, yazı benim olmaktan çıkmasın.” Bu çok önemli. Kendi yazılarımda da kendi ritmini görmediğimde huzursuz oluyorum; bazen bu oluyor. Özellikle politik yazılarda, politik asabiyet devreye giriyor ve yazının ritmini yitiriyorum.
Bence bu çok önemli. GPT müthiş bir şey; hele benim gibi biri için, yani yeterince eğitim almamış, imlası eksik, kütüphanesi eksik ama yine de düşünmekten imtina etmeyen, geri durmayanlar için çok iyi bir şey. Ben birçok doğru bildiğim şeyi onunla test ediyorum; gerçekten doğru mu, yani teknik olarak doğru mu diye.
Beni bazen çok kızdırıyor. Mesela birkaç gün önce folat (fakil asit) formları üzerine konuştuk. Vitaminlerin doğal ve yapay formları üzerine konuştuk. Vitaminlerin alfabetik gittiğini ama bazı harflerin neden boş olduğunu konuştuk. Üç farklı duygu durumunun nörobiyolojik süreçlerini merak etmiştim. Buradan bir çıkarım yapmak istemiştim. Yaptık. Böyle konularda çok iyi. İş teolojiye, tarihe, siyasete geldi mi salak salak konuştuğu oluyor. Şunu anlıyorum: benim bir profilimi çıkarmış ve o profil olarak, yani benim bir kopyam olarak konuşuyor. Hamdi hoca bu konuda haklı.
Evet, söyleyeceklerim bu kadar.


Yorum gönder