Şimdi yükleniyor

Epsteinland

Biraz kalbinizi kırmak istiyorum. Sarsmak istiyorum sizi biraz. Neden diye sormayın.

Epstein cemaatindeki — cemaat desek doğru olur sanırım — mağdur ifadelerine baktınız mı? Neden mağdur olduklarına, mağduriyetlerinin ne olduğuna baktınız mı? Diyor ki kadınların hemen hepsi:

  • Üniversite masraflarımızı karşılayacaklardı.
  • Sadece masaj yapacak, dans ederek onları eğlendirecek, biraz da “yiyişecektik”.
  • Bize çok para kazanacağımızı söylediler.
  • Başka kızları ve oğlanları getirince bonus ödemeler yaptılar.

Zorla kaçırılan var mı? Yani bildiğimiz anlamda — DAEŞ’in yaptığı gibi düşünün, örnek olması için söylüyorum — silah dayayıp, gözlerini bağlayıp zorla kaçırılan var mı? Bunlar sapık değildir demiyorum. Mağdur dediklerinizin de ne kadarının sapık olabileceğini hiç düşündünüz mü?

Bugün İstanbul’un cafelerinde, barlarında ya da sosyal medyanın ara sokaklarında üniversiteli ya da üniversitesiz gencecik kızların ve oğlanların kaça seks işçiliği yaptığını biliyor musunuz, yoksa bilmezlikten mi geliyorsunuz? Arkadaşlık uygulamaları gerçekten arkadaş bulmak için mi?

Bugün Kıbrıs’a giden insanların Kıbrıs’ın mavisine âşık olduklarını mı düşünüyorsunuz? Çalışan kadınların kaçının gönüllü ya da gönülsüz neye maruz kaldığını biliyor musunuz? Ofis ahlakı diye bir şey duydunuz mu hiç?

Orta Asya’dan gelen kadınların 1000 TL’ye yaptığı “muamele”yi de mi duymadınız yıllardır? Tekstil, kozmetik, sinema, estetik merkezleri ve sosyal medya “yaşam koçluğu” denen zevzeklik nasıl bir hayat vaaz ediyor size?

Kore’ye, Afrika’ya, Tayland’a gidenlerin ne için gittiğini düşünüyorsunuz? Ibiza ya da Dubai bizim neyimiz olur?

Bugün katalogla kadın satan pezevenklerin İstanbul’da “iş adamı” addedildiğini duydunuz mu? Katalogdan kadınları beğeniyor beylerimiz. Kadınlar minibüsle getiriliyor. İçlerinden beğendiğiyle yatıyor. Eğer kahvaltı da yaparsa yattığı kadınla, bu kadın için büyük bir onur oluyor.

Şaşırdınız mı? Gerçekten mi?

Aynı hizmet kadınlar için de veriliyor ama daha az. Yaşlı teyzelerin genç erkekler için nerelere tünediğini de mi duymadınız? Kadıköy’de herhangi bir masaj salonuna gidip size masaj yapan, “mutlu son” isteyip istemediğinizi soran kadının güvenini kazanın, hayat hikâyesini dinleyin.

Epstein, insanlık tarihinin icat ettiği tüm küfürleri, hakaretleri ve cezaları hak ediyor. Bunda zaten mutabıkız.

Ben başka bir şey teklif ediyorum size: Daha yakına bakmanızı. Kendi küçük, sevimsiz hayatlarınızdaki küçük ölçekli Epstein’lerinize de bakmanızı. Kendinize kör olmamanızı ve kendinize de bakmanızı. İnsan denen haysiyetsizin doğasıyla yüzleşmenizi.

Bir erkek ve bir kadın müthiş bir tasarımdır. Kadınlar aşktır. Tanrılar, hiçbir erkeği kadınsız, hiçbir kadını da erkeksiz bırakmasın, eğer arzu ediyorlarsa. Ama bu, neye rağmen ve nasıl olmalıdır?

Bu bir ekosistem sorunu değildir. Küba ve birçokları buna şahittir. Her birimizin kendiyle ve sistemle çok sert hesaplaşması gerekiyor. İzlediğiniz dizilerin ve filmlerin sıradan bir dizi ve film olmadığını; bir hayat tarzı, bir ahlak dayattığını da anlamanız gerekiyor.

Kötü insan olarak ölmemelidir kimse. Kimse böyle bir cezayı hak etmemelidir. Bu, Tanrı’yla ilgili değildir. Tanrı kendi işine, kendine baksın. İyi insanlar olarak yaşayıp ölelim. Hayat kısa, kuşlar üşüyor.