Şimdi yükleniyor

Tebliğ Mazbatası

AK Parti haddi aştığında —ki bu, AK Parti’nin rutinidir— emeği, ekmeği, özgürlüğü, mülkü ve kimliği murdar ettiğinde; devletin bütün gücünü kendisine benzemeyenleri ezmek için kullandığında, siyasal İslamcılar dindaşlarını eleştirmek tavır almak yerine şöyle bir ikaz yapmakla yetiniyorlar: “Bu yaptığınız gayretullaha dokunur, aman ha!”

Ne demek bu? Allah’ın gücüne gider, Allah da buna karşı tavır alır ve kendi adaletini tesis eder. Nasıl? Mesela fon soygununda AK Parti biraz silkelenince, AK Parti’yi çok güzel silktiler. Daha da silksinler inşallah…

Karar gazetesindeki yazıda yazar dedi ki: “Siz İmamoğlu ve ekibine çok zulmettiniz; siyasi kariyerlerine, emeklerine, birikimlerine falan çöktünüz. Allah da baktı ki siz yola gelmeyeceksiniz, bu yanlıştan dönmeyeceksiniz; size bunu yaşattı.”

Gerçekten mi? Bu mu yani? Onlar hâlâ içeride. O zulme uğradıklarını düşündüğümüz o insanlar hala içeride. Mallarına çöküldü; çocukları okuldan, eğitimden oldu; eşler birbirinden ayrı düştü; yuvalar dağıldı; kariyerler bitti. Yirmi, otuz, kırk yıllık birikimler ve itibarlar, bir muhterisin kini ve siyasi kariyeri yüzünden yerle bir oldu.

Sonra bu gayretullaha dokundu, ardından fon yağması ifşa oldu. Yani sonsuz kudret sahibi Allah’ın adalet anlayışına göre mesele halloldu. Böyle mi gerçekten? Böyleyse eğer, dua edip kimden yardım isteyeceğiz?

Meraklısı için birkaç ayet:

En‘âm 6:6 — Önceki nesiller

Meal: “…Biz onları günahları sebebiyle helâk ettik ve onların ardından başka nesiller meydana getirdik.”

Helak gerekçesi: Günahları. Bu cümlede belirli bir günah sayılmıyor.

A‘râf 7:64 — Nûh kavmi

Meal: “…Biz de onu ve onunla beraber gemide bulunanları kurtardık; âyetlerimizi asılsız sayanları da suda boğduk!…”

Helak gerekçesi: Allah’ın ayetlerini yalanlamak; bağlamda Nûh’un peygamberliğini reddetmek.

A‘râf 7:72 — Âd kavmi

Meal: “Onu ve onunla beraber olanları rahmetimizle kurtardık ve âyetlerimizi yalanlayıp da iman etmeyenlerin kökünü kestik.”

Helak gerekçesi: Ayetleri yalanlamak ve iman etmemek. Kurtarılan kişi Hûd, helak edilen topluluk Âd kavmidir. A’râf Sûresi

A‘râf 7:136 — Firavun ve beraberindekiler

Meal: “Nihayet, âyetlerimizi asılsız saymaları ve onlardan gafil kalmaları sebebiyle kendilerini cezalandırdık ve onları denizde boğduk.”

Yûnus 10:13 — Önceki nesiller

Meal: “Andolsun, sizden önceki nice nesilleri peygamberleri, kendilerine apaçık deliller getirdikleri hâlde (yalanlayıp) zulmettikleri vakit helâk ettik…”

Kehf 18:59 — Önceki beldelerin halkları

Meal: “İşte o beldeler (ahalisi), zulme sapınca onları helâk ettik; helâk etmek için de belli bir süre belirlemiştik.”

Kasas 28:59 — Genel ilke

Meal: “…Zaten biz ancak halkı zalim olan memleketleri helâk etmişizdir.”

Ankebût 29:34 — Lût kavmi

Meal: “Biz, yoldan çıkmalarının cezası olarak bu memleket halkının üzerine gökten alçaltıcı bir belâ indireceğiz!”

Ankebût 29:40 — Birden fazla topluluğun ortak akıbeti

Meal: “Her birini günahından dolayı cezalandırdık; kiminin üzerine taşları savuran fırtınalar gönderdik, kimini o korkunç ses yakaladı, kimini yerin dibine gömdük, kimini sularda boğduk…”

Nûh 71:25 — Nûh kavmi

Meal: “Sonunda günahları yüzünden tûfanda boğuldular, ardından ateşe atıldılar, kendilerine Allah’tan başka yardımcılar da bulamadılar.”