Şimdi yükleniyor

Kişi Kültlerinin Gizli Yakıtı: Emotion Network

Mussolini, Hitler, Mustafa Kemal, Erdoğan… Politik ya da teolojik seçilmiş kişi sendromu, kişi kültü, karizmatik lider, ebedi şef, ulu hakan vesaire; bunların hem teolojik hem psikolojik hem de biyolojik birçok arketipsel öncülü var. Kendi duygu durumumuza bakarak da anlayabileceğimiz bir hadise bu. Kanaatimce literatürde “network” dediğimiz ağın duyguyla ilgili olanına “emotion network” (duygu ağı) deniyor. Kitleler ortak bir öfke ve kinle birbirlerine bağlandıklarında; bu duyguları, kendilerini daha iyi temsil edeceğine inandıkları biri üzerinden yaşarlar. O lideri, öfke ve kinlerinin mücessem (somutlaşmış) bir hali olarak görürler.

Benim zamanında Erdoğan’a destek vermem, Kemalizme duyduğum öfkedendi. Onun kadar Kemalizme sert ve açıktan itiraz eden ikinci bir figür olmadı. Bu gayet insani bir durumdur. Tıpkı Esad’a destek verenlerin bunu Esad’ı sevdiklerinden değil, DEAŞ’a duydukları öfkeyle yapması gibi… Yoksa aklı ve kalbi olan hiçbir insan normal şartlarda Esad’ı desteklemez. Karizmatik liderlerin sürekli bir düşman yaratması, düşmana hitaben konuşması, iç ve dış düşman listeleri tadat etmesi (sayıp dökmesi) tam olarak bundandır.

Kitleleri mobilize eden en güçlü duygu öfkedir. Onlara, “Evet, sizin hayatınız berbattı, çok şeyden mahrum kaldınız, size insan muamelesi yapılmadı; işte bunu yapanlar şunlardır!” diyerek bir düşman göstermeniz gerekir. Mesela bize çeyrek asırdır AK Parti düşman olarak Kemalizmi işaret ediyor. Kemalistler de yüzyıl boyunca İslam’ı, İslam’ı temsil eden her şeyi ve Osmanlı’yı işaret etti. Bence aynı öfke ve kine ne kadar çok insan aynı duygu ağında (network) bağlanıyorsa, o duygu durumunun yaratacağı kişi kültü de o denli güçlü oluyor.

Size dürüstçe nerede hata yaptığımı, bu mekanizmanın beni nasıl yakaladığını anlatmaya çalıştım. Eğer aynısını siz de kendi duygu durumunuzla ilgili yapabilir ve kendinizle yüzleşebilirseniz, bence bu meseleyi kökten çözmüş oluruz.