Şimdi yükleniyor

İnsan kendini inşa mı eder?” sorusunu biraz genişletelim.

İnsan kendini keşfeder mi, icat mı eder, yoksa inşa mı eder?

Bana göre bu üçü de doğrudur. Çünkü bunlar birbirini dışlayan değil, birbirini tamamlayan süreçlerdir.

İnsan ontolojik olarak önce vardır. Fakat var olmak, kendini tanımak anlamına gelmez. İlk aşamada insan, tıpkı dünyayı yavaş yavaş tanımaya başlayan bir bebek gibi, önce kendini ve çevresini keşfetmeye başlar. Kim olduğunu, nerede durduğunu, dünyayla nasıl bir ilişki kurduğunu anlamaya çalışır.

Ardından ikinci aşama gelir. İnsan, artık yalnızca kendini tanıyan biri değildir; aynı zamanda nasıl biri olmak istediğine karar vermeye başlar. Bu anlamda insan, kendi kimliğini bir ölçüde icat eder. Seçimleriyle, tercihleriyle, idealleriyle ve hayalleriyle kendisine yeni bir yön verir.

Daha sonra ise çok sevdiğim bir ifadeyle söyleyecek olursam, bilginin giriş kapıları açılır. Kendimiz, toplum, doğa, dünya ve evren hakkında öğrendiğimiz her yeni bilgi; yeni kavramlar ve yeni anlamlar kazandırır. İşte o noktadan itibaren insan, yalnızca keşfeden ya da kurgulayan biri olmaktan çıkar; edindiği bilgi, tecrübe ve iradeyle kendini inşa etmeye başlar.

İnsan hayatı, keşiften icada, icattan inşaya doğru akan uzun bir yolculuktur.

Peki…

Madem insan kendini keşfedebiliyor, icat edebiliyor ve inşa edebiliyor; o hâlde kendini imha da edebilir mi?