Naziat Suresi ve Taktiği İlahi
İlk 5 ayet şöyle:
1 Yemin olsun şiddetle söküp çıkaranlara,
2 Yumuşaklıkla çıkaranlara,
3 Dalıp yüzenlere,
4 Alelacele koşanlara,
5 Her bir işi yürütmekle görevlilere…
Şöyle bir silsilesi var surenin… Allah yemin ederek başlıyor söze. İlk 5 cümle yemindir. Sonra kıyameti haber veriyor, korkutuyor yani. Sonra muhatapların itirazını aktarıyor: “Biz mi tekrar hayata döndürüleceğiz?” derler. Sonra Musa’yı hatırlatıyor. Firavun’la şeytanın hamamdaki karşılaşmasını hatırlatıyor. Sonra Firavun’un sonunu gösteriyor. Sonra göğü ve yeri işaret ediyor: “Bu göğü, bu yeri yaratanın gücünü ve neler yapabileceğini bir düşün.” diyor. “Tüm bunları yapan seni yeniden yaratamaz mı, diriltemez mi sanıyorsun?” Kıyamet azabını hatırlatıyor. Bu sefer kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar. Muhammed cevap veremeyince ayet geliyor: “Ona dair nihai bilgi, ancak Rabbine aittir. Sen, ancak ondan korkacakları korkutursun.” Ve sure bitiyor.
Bu akış, 7. yüzyıl (ve sonrası) insan psikolojisini yönetmek adına müthiş bir ikna taktiğidir. Bu ilahi retorik, tarih boyunca dini akımlar tarafından da taklit edilmiştir. Örneğin günümüzde Nurculuk hareketi, doğrudan tefsir yöntemlerine mesafeli dursa bile, Risale-i Nur üslubu vasıtasıyla tam olarak bu metodu kullanır. Önce elmayı, üzümü, güneşi gösterip, suda boğulan Firavun’u anlatıp akla ve hayranlığa hitap ederler; ardından bu hayranlığı İbrani menkıbelerine, şeriat kurallarına ve teolojik dogmalara (Salli-Barik, Tebbet, Enfal, Ahzab gibi şer’i/tarihi unsurlara) iman etme zeminine tahvil ederler.
Bu taktik, insan zihni için sarsıcı ve kuşatıcıdır.
Bu uzun ve karmaşık gibi görünen süreç şu diyalog şöyle özetlenebilir:
— Tanrıyla konuşuyorum.
— Yalan söylüyorsun.
— Bak göğe. Yere bak. Geceye gündüze bak. Koyunlarınıza otlak verene bak. Gördün mü?
— Gördüm.
— O zaman bana iman et.
Nedir şimdi bu?

Yorum gönder